E-Nabız Tanı Sildirme (2026)

Sağlık hukuku alanında ezber bozan ve özellikle işe alım süreçlerinde, sigortacılık işlemlerinde veya memuriyet başvurularında geçmiş tanıları sebebiyle mağduriyet yaşayan binlerce kişiyi doğrudan ilgilendiren çok önemli bir mevzuat değişikliği gerçekleşti. 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile “Kişisel Sağlık Verilerinin Yeniden Değerlendirilmesi” kurumu hukukumuza dahil edildi.

Bu yazımızda, yeni eklenen 13/A maddesinin getirdiği hakları, eski tanıların güncel duruma göre nasıl güncelleneceğini ve bu değişikliğin pratik sonuçlarını ele alıyoruz.

e nabız tanı sildirme

Geçmiş Tanılar Artık Geleceğinizi Engellemeyecek

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, kişilerin çocukluk veya gençlik dönemlerinde, belki de geçici bir süreç için aldıkları psikiyatrik, kronik veya fiziksel tanıların, yıllar sonra bile e-Nabız sisteminde görünmesiydi. Bu durum, özellikle askeri öğrenci alımları, polislik sınavları, memuriyet girişleri veya özel sektördeki işe alım sağlık raporlarında kişilerin karşısına birer engel olarak çıkmaktaydı.

Yeni düzenleme, “güncel sağlık durumu” esasını getirerek bu adaletsizliğin önüne geçmeyi hedefliyor.

Yeniden Değerlendirme Süreci Nasıl İşleyecek?

Yönetmeliğe eklenen 13/A maddesi uyarınca, geçmişte konulmuş olan tanıların güncel sağlık durumu çerçevesinde yeniden incelenmesi için sağlık hizmeti sunucularına başvuru yapılabilecek. Yeniden değerlendirme mekanizması, tanının geçmişte hangi merci tarafından konulduğuna bağlı olarak ikili bir ayrım üzerinden yürütülecek:

Tek hekim tarafından konulmuş olan eski tanıların yeniden değerlendirilmesi süreci, en az üç hekimden oluşan bir sağlık kurulu tarafından gerçekleştirilecek.

Geçmişte üç hekimli sağlık kurulu veya tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından konulmuş olan tanıların yeniden incelenmesi ise yalnızca tam teşekküllü sağlık kurulu tarafından yapılabilecek.

Bu incelemelerin neticesinde, kişinin mevcut sağlık durumunu net bir şekilde ortaya koyan bir “durum bildirir sağlık kurulu raporu” tanzim edilecek.

“Geçmiş Tanılar Esas Alınamaz” İlkesi

Yeni yönetmeliğin getirdiği en radikal ve koruyucu hüküm ise ikinci fıkrada yer alıyor. Eğer kuruldan, “ilgili tanının kişinin güncel durumunda bulunmadığına” dair bir durum bildirir raporu alınırsa, bu aşamadan sonra yapılacak tüm iş ve işlemlerde sadece bu yeni rapor dikkate alınmak zorunda olacak.

Maddede açıkça belirtildiği üzere, başta işe giriş süreçleri olmak üzere tüm hukuki ve idari süreçlerde geçmişte kalmış, güncelliğini yitirmiş eski tanılar hiçbir şekilde hak mahrumiyetine esas teşkil edemeyecek.

Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’te yapılan bu değişiklik, bireylerin geçmiş sağlık geçmişleri nedeniyle ömür boyu yaftalanmalarının ve hak mahrumiyeti yaşamalarının önüne geçen, ölçülülük ve dürüstlük ilkelerine son derece uygun bir adımdır.

Geçmişte adınıza konulan bir tanı nedeniyle işe giriş, terfi veya benzeri resmi süreçlerde sorun yaşıyorsanız, güncel durumunuzun tespiti için yeni hukuki yolları kullanabilir ve hak kaybına uğramamak adına sağlık hukuku alanında uzman bir hekim ve hukukçudan destek alabilirsiniz.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde lisans, Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku Anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Medeniyet Üniversitesi Tıp Hukuku bölümünde doktora yapmaktadır. Mesleğe Hâkim olarak başlayan TABAK, bir süre Elazığ ve Ankara'da hakimlik görevinde bulundu. En son, estetik operasyonlardan kaynaklı hukuki uyuşmazlıklara üst derece mahkemesi olarak bakan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nde hakim olarak görev yapmakta iken hakimlik mesleğinden istifa ederek serbest avukatlığa geçiş yaptı. Şuanda İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık ve arabuluculuk yapmakta, sağlık Hukuku ağırlıklı olarak avukatlık faaliyetlerini devam ettirmektedir. Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız

Yorum yapın