Diş İmplant Tedavisinde Sinir Hasarı ve Malpraktis Tazminatı

Diş eksikliklerinin giderilmesinde günümüzde en sık başvurulan yöntemlerden biri olan implant tedavisi, cerrahi bir müdahale olması nedeniyle çeşitli riskleri de beraberinde getirmektedir. Bu risklerin başında ise alt çenede yapılan implant uygulamaları sırasında sinirlerin zedelenmesi gelmektedir. Hastaların dudak, çene ucu ve dil bölgesinde kalıcı veya geçici his kaybı yaşamasına neden olan bu durum, diş hekiminin tıbbi uygulama hatası (malpraktis) kapsamında değerlendirilebilmektedir. Hukuk büromuz, diş tedavilerinden kaynaklanan sinir hasarı vakalarında, sürecin bir komplikasyon mu yoksa hekim hatası mı olduğunun tespiti ve tazminat süreçlerinin yürütülmesi konusunda müvekkillerine destek sağlamaktadır.

implant sinir hasarı

İmplant Tedavisinde Sinir Hasarı Nasıl Oluşur?

Alt çeneye uygulanan implantlarda, bölgeden geçen ve “nervus alveolaris inferior” olarak adlandırılan sinir kanalı kritik bir öneme sahiptir. İmplantın yerleştirilmesi sırasında hekimin bu sinir kanalına girmesi, siniri sıkıştırması veya siniri tam kat kesmesi sonucunda hastalarda ciddi uyuşukluklar meydana gelebilmektedir. Hasta, işlemden sonra anestezinin etkisinin hiç geçmediğini, çenesinin bir tarafını hissetmediğini, yemek yerken veya konuşurken zorlandığını ifade edebilir. Bu tablonun oluşması tek başına hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmemekle birlikte, sürecin yönetimi hukuki sorumluluğun belirlenmesinde temel kriterdir.

Malpraktis mi, Komplikasyon mu?

Tıbbi müdahalelerde hekimin sorumlu tutulamayacağı, tıbbın standartlarına uygun hareket edilmesine rağmen kaçınılmaz olarak ortaya çıkan risklere komplikasyon adı verilir. Ancak bir durumun komplikasyon olarak kabul edilebilmesi için hekimin tüm önlemleri almış olması gerekir. İmplant tedavisinde sinir hasarının malpraktis (hekim hatası) sayıldığı durumlar genellikle işlem öncesi planlama hatalarına dayanmaktadır. Hekimin işlemden önce panoramik röntgen veya gerekirse üç boyutlu tomografi çekerek sinir kanalının yerini milimetrik olarak tespit etmemesi, implant boyunu yanlış seçmesi veya cerrahi sırasında hastanın ani ağrı reaksiyonuna rağmen işleme devam etmesi, durumu komplikasyon olmaktan çıkarıp hekim hatasına dönüştürebilmektedir.

Aydınlatılmış Onam ve Hukuki Sorumluluk

Hekimin bir diğer önemli yükümlülüğü ise hastayı aydınlatmaktır. Hasta, implant tedavisine başlamadan önce sinir hasarı ve kalıcı his kaybı riski konusunda detaylıca bilgilendirilmelidir. Bu risklerin anlatılmadığı, hastanın rızasının yazılı ve detaylı olarak alınmadığı durumlarda, işlem tıbben kusursuz yapılsa dahi hekimin hukuki sorumluluğu doğabilmektedir. Yargıtay kararları, aydınlatılmış onamın ispat yükünün hekimde olduğunu ve matbu, genel geçer formların yeterli olmadığını vurgulamaktadır.

Tazminat Haklarınız Nelerdir?

Diş tedavisi sonucu sinir hasarı yaşayan ve kalıcı his kaybı (parestezi) ile karşılaşan hastalar, hem maddi hem de manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. Maddi tazminat kapsamında; hatalı işlem nedeniyle ödenen tedavi ücretlerinin iadesi, hasarın giderilmesi için gereken yeni cerrahi masrafları ve iyileşme sürecindeki iş göremezlikten kaynaklı kazanç kayıpları talep edilebilmektedir. Manevi tazminat ise, kişinin yüzünde taşıdığı kalıcı uyuşukluk hissinin yarattığı psikolojik sıkıntı, yeme-içme fonksiyonlarındaki bozulmanın getirdiği yaşam kalitesi düşüşü ve duyulan elem nedeniyle talep edilir.

Diş hekimliği uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, Tüketici Mahkemeleri nezdinde dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekmektedir. Diş tedavisi kaynaklı malpraktis iddialarında tıbbi verilerin hukuksal analizini yaparak, sürecin en başından itibaren haklarınızın korunması için yanınızdayız.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde lisans, Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku Anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Medeniyet Üniversitesi Tıp Hukuku bölümünde doktora yapmaktadır. Mesleğe Hâkim olarak başlayan TABAK, bir süre Elazığ ve Ankara'da hakimlik görevinde bulundu. En son, estetik operasyonlardan kaynaklı hukuki uyuşmazlıklara üst derece mahkemesi olarak bakan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nde hakim olarak görev yapmakta iken hakimlik mesleğinden istifa ederek serbest avukatlığa geçiş yaptı. Şuanda İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık ve arabuluculuk yapmakta, sağlık Hukuku ağırlıklı olarak avukatlık faaliyetlerini devam ettirmektedir. Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız

Yorum yapın