
‘ABD YARGISININ VERMİŞ OLDUĞU KARARA ŞAŞIRMAMAK GEREK’
Anayasal bir hak olarak herkesin istediği şekilde beslenme hürriyetine sahip olduğuna dikkat çeken avukatlar, Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesine atıfta bulunarak, ABD’de meydana gelen olaydaki gibi çocuğun ölümü ile neticelenirse, müebbet hapis cezası ile karşı karşıya kalınabileceğini belirtmektedir.
Avukat, ABD’de yaşanan olayı şu şekilde değerlendirdi:
‘’Anne ve babanın velayet sorumluluğundan doğan birtakım mükellefiyetleri bulunmaktadır. Bu bağlamda anne veya baba çocuğun sağlıklı gelişimi için çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Mahkemeler, idari makamlar ve yasama organları tarafından yapılan bütün tasarruflarda da çocuğun üstün yararı öncelikli olarak göz önünde bulundurulur, bu hususu unutmamakta fayda var.
Küresel medyaya yansıyan olayda 18 aylık Ezra O’lear’ın yalnızca çiğ sebze ve meyvelerle beslendiğini 7.7 kilogram ağırlığında olduğu ve 8 aylık bir çocuk anatomisinde bulunduğunu öğrendik. Ancak burada mesele annenin vegan olması değil çocuğa sert bir diyet uygulanmasıdır. Olaya ilişkin tanzim edilen adli tıp raporunda bebeğe uygulanan beslenme tarzı ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğin ölmeden önce son bir hafta boyunca beslenemediği belirtilmiştir. Hal böyle olunca bebeğin hayatını korumak ve gözetmekle yükümlü olan anne veya babaya ABD yargısının vermiş olduğu karara şaşırmamak gerek.’’
‘HERKES İSTEDİĞİ ŞEKİLDE BESLENME HÜRRİYETİNE SAHİPTİR’
Türkiye’de vegan çocuk yetiştirmek konusunda yasaların nasıl işlediğine ilişkin sorularımızı yanıtlayan avukat, ‘’Çocuğun vegan olarak yetiştirilmesinde öncelikle çocuk kavramını ve hukuki statüsünü anlamak gerek. Erken reşit olma durumu hariç on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır ve çocuğun hukuken gerekli akli melekelere ve iradeye sahip olmadığı kabul edilir.
Vegan beslenme hakkına ilişkin hukukumuzda doğrudan bir düzenleme bulunmamakla birlikte reşit bir kişinin vegan beslenmesinde elbette ki hukuken bir engel yoktur. Ancak bununla birlikte ebeveynlerin çocuğun sağlığını olumsuz etkileyecek yetersiz bir beslenme şeklini çocuğa tatbik etmesi mümkün değildir. Anne ve babanın otoritesinin çocuğun bakımı, sağlığı, güvenliği ve eğitiminden başka bir amacı olamaz. Anne ve baba her şeyden önce çocuğun yüksek yararını ve sağlığını gözeterek hareket edebilir’’ dedi.
‘ÇOCUĞUN SAĞLIĞINI, FİZİKSEL VE PSİKOSOSYAL GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEN TÜM DAVRANIŞLAR ÇOCUK İSTİSMARIDIR’
Avukat, ‘’Çocuğun beslenmesinden dolayı sağlığında bir zarar meydana geldiğini kabul edersek durumu çocuk istismarı olarak değerlendirmek mümkün olacaktır. Nitekim; çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin tarafından bilerek ya da bilmeyerek uygulanan tüm davranışlar, kötü muameleler çocuğun istismarı olarak değerlendirilir’’ ifadelerini kullandı.
‘MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE KARŞI KARŞIYA KALINABİLİR’
Avukat sözlerini şu şekilde tamamladı: ‘’Çocuk istismarı, neticesine göre ülkemizde de birçok yaptırım ile cezalandırılabilir. ABD’de meydana gelen olaydaki gibi çocuğun ölümü ile neticelenirse, yaşamını korumakla yükümlü bulunan kişi tarafından kasten öldürme suçunun ihmalle işlenmesinden (Türk Ceza Kanunu madde 83) söz edilebilecek, müebbet hapis cezası ile karşı karşıya kalınabilecektir.’’