Estetik Operasyon Sonrası Tazminat Talebinde Seçimlik Haklar

Güzelleşme amaçlı estetik ameliyatlar bakımından hekim/hastane ile hasta arasındaki sözleşmesel ilişki Yargıtay kararlarında eser sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir. Eser sözleşmelerinde tarafların ana edimleri yüklenici bakımından taahhüt ettiği sonucu meydana getirmek, iş sahibi bakımından ise kararlaştırılan bedeli ödemektedir. Yargıtay bir kararında estetik operasyonlardaki taraf yükümlülüklerini aşağıdaki şekilde ifade etmiştir:

“Eser sözleşmesinde güzelleşme amaçlı estetik ameliyatta yüklenici olduğu kabul edilen doktorun yükümlülüğü taahhütlerine, tıbbın gereklerine ve iyi niyet kurallarına uygun şekilde ameliyatı yapmak, davacı iş sahibinin sorumluluğu bedeli ödemektir.”

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi., E. 2022/1576 K. 2023/1677 T. 4.5.2023

Yüklenici olarak kabul edilen hekimin estetik ameliyat öncesi taahhüt ettiği sonucu meydana getirememesi halinde “ayıba karşı tekeffül yükümlülüğü” yani başarısız estetik ameliyat sonrası sorumlulukları gündeme gelmektedir. Zira hekimin taahhüt ettiği sonucu meydana getirememesi hukuki tabir ile “ayıplı edim” olarak nitelendirilmekte bu da iş sahibi konumundaki hastaya bir takım seçimlik haklar sağlamaktadır.

Türk Borçlar Kanunu’nda eser sözleşmesindeki iş sahibinin seçimlik hakları 475. maddede aşağıdaki şekilde açıklanmıştır:

İşsahibinin seçimlik hakları
MADDE 475
– Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi,
aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1.) Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı
ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme
2.) Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme
3.) Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 475.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi konuyla ilgili aşağıda bir kısmını alıntıladığımız kararında başarısız estetik operasyon sonrası iş sahibinin seçimlik haklarını izah etmiştir:

“Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.

Diğer yandan yüklenicinin borçları TBK’nın 471. maddesinde düzenlenmiş olup, yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yine eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/5523 E, 2019/801 K. sayılı ilamı)

İş sahibinin ayıptan doğan hakları TBK. m. 475’te düzenlenmiş olup bu haklar;
1-) Sözleşmeden dönme, 2-) Ayıp oranında bedelden indirim 3-) Ücretsiz onarım isteme hakkıdır . Ayrıca genel hükümlere göre tazminat isteme hakkıdır.

Bunlarda ilk üçü, yani dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakları seçimlik haktır. Tazminat isteme hakkı ise, iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir.

… Dosya kapsamına göre , taraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesi niteliğinde olup davalı , davacının daha önce dava dışı hekim tarafından estetik amaçla yapılan burun ameliyatı ve liplifting işleminin revizyonunu gerçekleştirdiği, yapılan revizyon işlemi ile de amaçlanan estetik görünümün elde edilmediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, davacı yönünden tazminat koşullarının oluştuğu değerlendirilmekle, mahkemece öncelikle davacı taraftan maddi tazminat kalemleri ve miktarı yönünden açıklama talep edilmesi, sonrasında belgeye bağlanan ve bağlanamayan zarar kalemleri yönünden rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.”

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/3798 Esas, 2024/1719 Karar, 11/06/2024 tarihli ilamı.

estetik ameliyatlarda seçimlik haklar

Konuyla ilgili Yargıtay kararında da eser sözleşmesi niteliğindeki estetik operasyon sonrası iş sahibi olan hastanın tazminat talebine ilişkin seçimlik haklarına değinilmiştir:

“Bozmaya uyan yerel mahkemece, yeniden yapılacak ameliyat için 8.500,00 TL, davacının 15 günlük istirahatte kaybedeceği ücret olarak 1.961,44 TL ve davacının toplamda hastane ve davalı doktora ödediği 9.046,00 TL olmak üzere maddi zararın 19.507,44 TL olduğu belirtilerek, bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ödenen iş bedelinin iadesinin sözleşmeden dönmenin (geriye etkili fesih) bir sonucu olduğu, ayıp giderim bedelinin tahsiline karar verilebilmesi için ise sözleşmenin taraflar arasında yürürlükte olması gerektiği, iş bedelinin iadesi ile ayıp giderim bedelinin birlikte tahsiline karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ayrıca Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/3043 Esas, 2018/2820 Karar sayılı ve 03.07.2018 günlü kararında eserin kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olmamakla birlikte adli tıp raporunda belirtilen müdahalelerin neler olduğu ve ne tür ameliyatlarla ve ne miktarda giderilebileceği konusunda rapor alınıp, davacının gelir kaybı ve manevi tazminatla ilgili istek kalemleri de değerlendirilip sonucunu göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, davacının maddi tazminat istemine ilişkin ödediği iş bedelinin de iade edilmesi gerektiğine ilişkin bir bozma nedeni de bulunmamaktadır.”

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/4727 K. 2022/3546 T. 22.6.2022

Sonuç olarak estetik operasyonun başarısız olması nedeniyle estetik tazminat davası açıldığında davacının bedel iadesi, bedelde indirim veya revizyon ameliyat bedellerinin karşılanması arasında bir seçimlik hakkı bulunmaktadır.

Ancak yine kanundaki ifadeye göre davacı genel hükümlere göre tazminat isteme hakkına sahiptir. Davacı estetik ameliyatın başarısız olması nedeniyle taahhüt edilen sonucun meydana gelmesi için yapacağı giderlerin haricindeki tedavi giderleri, ilaç ve medikal ürün giderleri, bakıcı giderleri, kazanç kayıpları, iş göremezlik zararları, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar gibi maddi zararlarının ve manevi zararlarının tazminini talep edebilir. Tabi bu tür zararların mevcut olup olmadığı veya hangilerinin mevcut olduğu her bir olay özelinde değerlendirilmesi gerektiği gibi açılan tazminat davasında da uğranılan zararların davacı tarafından ispatlanması gerekecektir.

Dikkat: Bir estetik cerrahın gerçekleştirdiği ameliyatın başarısız olması ve hastasına zarar vermiş olması eser sözleşmesi kapsamında bir sözleşmeye aykırılık olarak değerlendirilebileceği gibi haksız fiil olarak da nitelendirilebilir. Davayı açan davasındaki tazminat taleplerinde bu iki sebepten istediğine dayanabilir. Ancak dayanılan hukuki sebep açılan davaya uygulanacak hükümleri değiştirecek olup yazımızda daha çok eser sözleşmesi kapsamında sözleşmeye aykırılık hukuki sebebine dayanılması halinde geçerli olan hukuki duruma değinilmiştir. Davayı açanlar tarafından genelde çok dikkat edilmediğini gözlemlediğim hukuki sebep tercihiyle ilgili olarak dava dilekçesinde davacı tarafından açıkça hangi hukuki sebebe dayanıldığının bildirilmediği durumlarda uygulanacak hukuku mahkeme belirlemekte ve bu tür durumlarda mahkemelerin uyuşmazlıkları eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümledikleri gözlemlenmektedir; Yargıtay’ın yaklaşımı da bu yöndedir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde lisans, Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku Anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Medeniyet Üniversitesi Tıp Hukuku bölümünde doktora yapmaktadır. Mesleğe Hâkim olarak başlayan TABAK, bir süre Elazığ ve Ankara'da hakimlik görevinde bulundu. En son, estetik operasyonlardan kaynaklı hukuki uyuşmazlıklara üst derece mahkemesi olarak bakan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nde hakim olarak görev yapmakta iken hakimlik mesleğinden istifa ederek serbest avukatlığa geçiş yaptı. Şuanda İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık ve arabuluculuk yapmakta, sağlık Hukuku ağırlıklı olarak avukatlık faaliyetlerini devam ettirmektedir. Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız

Yorum yapın