Bir sağlık tesisinde hatalı tıbbi uygulama iddiasıyla yürütülecek hukuki süreç sağlık tesisinin türüne göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple hukuki süreç başlatmadan önce hatalı tıbbi uygulama iddiasının hangi tesiste meydana geldiğinin tespiti yapılması gereken ilk işlem olmalıdır. Hukuki süreci yürütmekle görevli ve yetkili adli merci, uygulanacak usul kuralları, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler sağlık tesisinin türü ve tıbbi müdahaleyi uygulayan sağlık hizmet sunucusunun niteliğine göre farklılaşabilir.
Sağlık davası bu karışık yapısı itibariyle mutlaka bu alanda tecrübeli bir sağlık avukatı desteği alınması gereken bir dava türüdür. Sürecin yanlış yürütülmesi hem zaman kaybına hem de maddi kayıtlara sebebiyet verebilir.

Sağlık davalarıyla ilgili tecrübeli avukatlardan oluşan hukuk büromuz İstanbul’da hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermek üzere kurulmuştur. Bu konuda bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Özel Sağlık Tesislerindeki Meydana Gelene Hatalı Tıbbi Uygulama İddiaları
Özel sağlık tesisleri olarak ifade edilen özel hastaneler, tıp merkezleri, özel muayenehaneler gibi sağlık tesislerinde gerçekleştirilen sağlık hizmetleriyle ilgili hukuki süreçler şu şekildedir:
Tazminat Talepleri Bakımından
Eğer tıbbi hizmet bir özel sağlık tesisinde, örneğin bir hastane bünyesinde veya bir tıp merkezinde alınmışsa bu tür bir sağlık hizmetinden doğabilecek hukuki uyuşmazlıklarda tazminat talepleriyle ilgili davalara Tüketici Mahkemeleri bakmaktadır. Bu davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan usul kuralları uygulanmakta ve uyuşmazlık genel olarak Türk Borçlar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve diğer sağlık mevzuatı hükümlerine göre çözüme kavuşturulmaktadır.
Özel sağlık tesislerindeki tıbbi uygulama hatalarıyla ilgili tazminat davalarında zamanaşımı bakımından Türk Borçlar Kanunun’daki genel haksız fiil zamanaşımı süreleri (2 ve 10 yıllık süreler) veya tazminat talebinin kaynağı vekalet sözleşmesi veya eser sözleşmesi ise bu sözleşmelere ilişkin Türk Borçlar Kanunu’nun düzenlediği özel zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır. Haksız fiil iddiası ile açılan tazminat davalarında gerçek kişi niteliğideki şahısların yani örneğin bir hekim veya hemşirenin tazminat sorumluluğu bakımından uzamış zamanaşımı süreleri olan (ölüm harici hallerde 8 yıl- ölüm hallerinde 15 yıllık) ceza zamanaşımı süreleri de dikkate alınabilmekte ve tazminat talepleri bu süreler dolmadığı sürece ileri sürülebilmektedir.
Ceza Sorumluluğu Bakımından
Özel bir sağlık tesisindeki sağlık hizmet sunucusunun cezai sorumluluğu bakımından sağlık hizmetinin gerçekleştirildiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmaktadır. Özel sağlık tesislerindeki sağlık çalışanlarının tıbbi hizmetin yürütülmesiyle ilgili olarak işlediği suç iddialarında Savcının öncelikle Mesleki Sorumluluk Kurulu‘ndan soruşturma izni almak gerekmektedir.
Soruşturma İzni alınması halinde Savcının yürüteceği soruşturma ve akabinde iddianame düzenlenmesi halinde Ceza Mahkemesi’nde yürütülecek ceza davası neticesinde sağlık çalışanının Türk Ceza Kanunu’ndaki ilgili cezai düzenlemeler uyarınca cezalandırılması söz konusu olabilmektedir.
Kamu Hastaneleri ve Üniversite Hastanelerinde Meydana Gelen Tıbbi Uygulama Hatası İddiaları
Tazminat Talepleri Bakımından
Eğer sağlık hizmetinin verildiği yer devlet hastanesi, eğitim araştırma hastanesi, şehir hastanesi gibi Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir sağlık tesisi ise bu durumda tazminat talepleri İdari Yargıda görevli olan İdare Mahkemeleri’nde görülmektedir. Eğer sağlık hizmeti bir üniversite hastanesinde verilmişse görevli yargı yeri yine İdari Yargıdır.
Kamu üniversite hastaneleri ile ilgili görev bakımından bir şüphe bulunmamakla birlikte Vakıf Üniversite hastanelerinde meydana gelen tıbbi uygulama hatası iddialarında görevli yargı yeri konusunda birbiriyle çelişen yargı kararlarına rastlamak mümkündür. Vakıf üniversite hastanesinde meydana gelmiş bir tıbbi uygulama hatası iddiasında tıpkı özel hastanelerde olduğu gibi adli yargı mercilerinin kendilerini görevli kabul ettikleri yargı kararları olduğu gibi İdare Mahkemeleri’nin de aynı şekilde kendilerinin görevli olduklarını kabul ettikleri kararlar bulunmaktadır. Üniversite hastanesindeki bir hatalı tıbbi uygulama yani malpraktis iddiasıyla ilgili olarak dava işlemi gerçekleştiren sağlık meslek mensubuna değil doğrudan Üniversite Rektörülüğü’ne karşı açılmaktadır.
İdari Yargıdaki tazminat taleplerinde İdari Yargılama Usulü Kanunu uygulanmaktadır. Bu kanuna göre idari yargının görevli olduğu durumlarda zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda olay tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ilgil kurumdan tazminat talep etmek, olumsuz cevap verilmesi halinde cevap tarihinden veya idari kurumun sessiz kalması halinde 30 gün sessiz kalması akabinde bu süreyi takip eden 60 gün içerisinde tam yargı davası olarak ifade edilen tazminat davasını açmak gerekmektedir.
Ceza Sorumluluğu Bakımından
Ceza sorumluluğuna ilişkin soruşturma usulü sağlık hizmetinin verildiği hastanenin türüne göre değişiklik arz eder. Eğer sağlık hizmeti bir devlet hastanesi veya vakıf üniversitesi hastanesinde verilmişse aynı özel sağlık tesislerinde olduğu gibi ceza soruşturmasını Cumhuriyet Savcılığı gerçekleştirmekte ve Mesleki Sorumluluk Kurulu’ndan soruşturma izni talep edilmektedir.
Eğer sağlık hizmeti bir kamu üniversitesi hastanesinde verilmişse kamu üniversitelerinde meydana gelen suç iddialarında ceza soruşturmasını yürütmekle görevli makam Cumhuriyet Savcılıkları değil Yüksek Öğretim Kanunu gereği bizzat üniversitenin kendi kurullarıdır. Üniversite kurulları soruşturmayı kendisi gerçekleştirerek meni muhakeme veya lüzumu muhakeme kararı vermekte, lüzumu muhakeme kararı verilmesi halinde düzenlenen iddianame ile süreç ceza mahkemesinde devam etmektedir.
Malpraktis davası açmayı düşünüyorsanız detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz:
- Hukuk Bürosunu Ara: 📞 +90(533)016 8850
- Veya Whatsapp’yan yaz: +90(533) 016 88 50
Av. Bahadırhan TABAK