Teletıp: Online Doktor Görüşmesi ve Hukuki Boyutu

Özellikle Covid-19 salgınıyla birlikte insanların hastaneye gitmekten çekinmeleri gerekçe gösterilerek sağlık hizmet sunucularının online muayene hizmeti yani teletıp uygulamasına ilişkin reklamları internette görülmeye başladı. Peki teletıp yasak mı ? Uygulamaların artmasıyla teletıp yasal mı soruları sıkça sorulmaya başladı. Bir hekimin fiziksel teması olmadan bir hasta ile hekimlik sözleşmesi ilişkisi kurarak görevini hekimlik sözleşmesine, mevzuata ve tıp etiğine uygun şekilde icra edebilmesi mümkün müdür ve bu kapsamda online doktor görüşmesi ne kadar yasal kabul edilebilir sorularına olabildiğince teknik açıklamalara yer vermeden cevap bulmaya çalışacağım:

Bu yazı yayınlandıktan sonra teletıp konusunda yeni bir gelişme meydana geldi. Sağlık Bakanlığı teletıp konusunu düzenleyen bir yönetmelik yayınladı: Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik hakkında daha detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

TELETIP alanında proje geliştirmek isteyen sağlık hizmet sunucuları veya gerçek/tüzel girişimcilerin çalışmalarını projelendirme aşamasında işin sağlık hukuku boyutu ile ilgili hukuki danışmanlık alması önemlidir. Bu konuda detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.

online doktor görüşmesi

Teletıp Nedir ?

Teletıp, hasta ile hekim fiziki olarak aynı ortamda bulunmak zorunda kalmadan teknolojinin yardımıyla gerçekleştirilen iletişim yöntemleriyle tıbbi faaliyetlerin uzaktan gerçekleştirilmesi demektir. Özellikle pandemi süreci ile birlikte hastaların bulaş riski ile karşılaşmamak adına hastaneye gitmek istememesi sonucu teletıp uygulamaları son derece yaygınlaşmış durumdadır.

Ancak teletıp uygulaması henüz ülkemizde yasal bir düzenlemeye sahip olmadığından [Not: Bu yazı yayınlandıktan sonra Sağlık Bakanlığı teletıp ile ilgili yönetmelik yayınlamıştır.] çeşitli hukuki tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Esasen yazımızda bu tartışmalara katkı sunabilecek görüşlerimizi aktarmaya çalışacağız. Ancak konunun önemi gereği halihazırda pek çok sağlık kuruluşu tarafından uygulanmakta olan teletıp için yasal bir düzenleme yapılması gerektiğini de başta söylemiş olalım.

Tıp Hukuku Bakımından Değerlendirme

Öncelikle bu konuya peşinen olur ya da olmaz şeklinde bir yaklaşım sergilemenin doğru olmadığını düşünüyorum. Tıbbi uygulama çok geniş spektrumlu bir mevzu ve her vakayı kendi özelinde değerlendirip tele-tıp uygulamalarının yasal olup olmadığını ya da hekimlik sözleşmesine uygun olup olmadığını değerlendirmek gerekir.

  • Örneğin bir hekimin daha öncesinden takip etmekte olduğu hastasını eğer fiziki temas, muayene ve tetkik gerektirmiyorsa online olarak dinlemesi ve şikayetleri konusunda değerlendirmelerde bulunmasının mevzuata ve sözleşmeye aykırı bir yanı bulunmadığını düşünüyorum.
  • Yine daha öncesinde fiziki olarak muayenesi ve tetkikleri gerçekleştirilen bir hastanın kontrol randevusunun online olarak icra edilmesi bu kapsamda hekimlik sözleşmesine uygun kabul edilebilir.
  • Fiziki temas gerektirmeyen psikiyatri uygulamaları da en başından sonuna kadar online olarak takip edilebilir.
  • Ön muayene olarak değerlendirilebilecek görüşmeler de, tıbbi müdahalenin gerektiği kanaatine varılması halinde fiziki muayene ve tetkiklerin yapılması için sağlık kuruluşuna davet etmek koşuluyla hukuken yasal kabul edilebilir.

Bu ve benzeri kabul edilebilir durumlar haricinde mevcut yasal düzenlemelerimize baktığımzda hiçbir fiziki temas, muayene ve tetkik olmaksızın tamamen sanal ortamda gerçekleştirilen görüşme neticesinde hekimin bir teşhiste bulunarak tedaviye başlaması, buna yönelik ilaçlar önermesi durumunda, meydana gelebilecek zararlardan hekimin sorumlu olması muhtemeldir. Üstelik bu tür durumlarda normal şartlarda olası kabul edilebilecek komplikasyonların dahi hekimin sorumlu kabul edilmesine yol açacağı söylenebilir. Dolayısıyla tıbbi standart bakımından yapılacak görüşmenin sınırlarının hekim tarafından dikkatli çizilmesi yerinde olacaktır. Teletıp’ın hangi alanlarda ve hangi sınırlar dahilinde yapılabileceği tıbbi anlamda belirli kurallara bağlanarak çizilmelidir.

Uzaktan teşhis, tedavi ve taburcunun mevzuata aykırı olduğuna dair Yargıtay kararları bulunmaktadır. Örneğin hekimin hastaneye gelmeden telefonla talimat vererek hastayı taburcu etmesi hekimin tedaviyi bizzat gerçekleştirme yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir. Az önce ifadeye çalıştığım durumlar ise hekim ile hastanın bizzat fiziki olarak bir arada yer almalarını gerektirmeyecek, birlikte karşılıklı görüşebilecekleri bir tıbbi danışma niteliğinde, teşhis ve tedavi boyutuna varmayan durumlar için gündeme gelebilir. Tabi buna hangi durumlar girer tartışması ve karar vermesi gereken yine hekimler olacaktır. Teletıp görüşmelerinin uzaktan kavramı içerisinde hangi noktaya koyulacağı da yine bu yapılacak tartışmalar neticesinde netleşecektir.

Kişisel Sağlık Verileri Açısından Değerlendirme

Online doktor görüşmesi yani teletıp aynı zamanda kişisel sağlık mevzuatı bakımından da ele alınması gereken bir konu. 2016 yılında yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve 2019 yılında yürürlüğe giren Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik ile kişisel sağlık verilerinin kaydedilmesi, işlenmesi, aktarılması bir takım şartlara bağlanmış durumda.

Kişisel Sağlık Verileri İşleme Hakkında Ayrıntılı Bilgi İçin:
https://www.tabaklegal.com/kisisel-saglik-verileri/

Hekim ile hasta arasında gerçekleştirilen online görüşme ile hastaya ait kişisel sağlık verilerinin kaydedilmesi, sesli ve görüntülü kayıtların aktarılması, kaydedilmesi gündeme geleceğinden kişisel veri mevzuatının aradığı standartlara uygun şekilde bu işlemin gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Söz konusu veriler kişisel sağlık verisi olduğundan öncelikle bu konuda mutlaka mevzuata uygun şekilde hastanın aydınlatması ve verilerin işlenmesi konusunda açık rızanın alınması gerekiyor. Eğer yapılan görüşme kayıt altına alınarak saklanacaksa buna ilişkin olarak da mevzuatın öngördüğü şekilde hastanın aydınlatılması gerekecektir. Ayrıca bu verilerin güvenliğinin sağlanabilmesi için mevzuatın aradığı asgari güvenlik standartları da karşılanmış olmalıdır.

Bir diğer sorun da kişisel sağlık verilerinin ancak Türkiye lokasyonlu serverlarda saklanabiliyor olmasıdır. Eğer online görüşmenin alt yapısı yurtdışı lokasyonlu bir şirketten alınıyorsa mevzuatın bu hükmü ihlal edilmiş olur. Bu nedenle görüşme altyapısı yerel imkanlarla oluşturulmalı, veriler Türkiye sınırları içerisinde kalmalı ve yukarıdaki standartları sağlayacak formüller üretilmelidir.

Teletıp için sağlık kuruluşları kendi uygulamalarını kullanabildikleri gibi hali hazırda mevcut online iletişim araçlarının kullanıldığı da uygulamadan görülebilmektedir. Bu konudada yasal bir düzenleme yapılması veya bir standardın oluşması, örneğin Sağlık Bakanlığı’nın e-nabız sisteminin bu tür hizmetler için kullanılabilir hale getirilmesi kişisel sağlık verisi mevzuatı açısından da daha sağlıklı bir çözüm olabilir.

Tüketici Hukuku Açısından Değerlendirme

Bu yapılan online hekim görüşmesi 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 48. maddesi kapsamında bir mesafeli sözleşme olarak mı kabul edilip edilmeyeceği de tartışmalıdır.

Bir hekim ile hasta arasındaki online görüşme konu itibariyle tıp alanı içerisinde kaldığı sürece görüşme hangi boyutta kalmış olursa olsun vekalet akdinin uygulanabileceğini düşünüyorum. Hasta ile hekim arasında, hastanın tıbbi sorunlarına ilişkin gerçekleştirilen bu görüşme ancak hekimlik sözleşmesinin konusunu oluşturur ve bu sözleşmeye de ancak vekalet akdi hükümleri uygulanabilir. TKHK’daki tüketici işlemi tanımı içerisinde vekalet akdi de bulunmaktadır.

Mesafeli sözleşmesler TKHK’da “satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dâhil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir.” olarak tanımlanmaktadır.

Bu tanımda yer alan “hizmet” TKHK’da “Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu” olarak ifade edilmiştir.

Tüm bu tanımlamalara baktığımızda sağlık hizmet sunucusu ile hasta arasındaki ilişki ister vekalet akdinin isterse (estetik operasyonlarda olduğu gibi) eser sözleşmesinin konusunu oluştursun bir tüketici işlemi olarak kabul edildiğinden ve tüketici işlemleri de “hizmet” olarak mesafeli sözleşmelere konu olabildiğinden teletıp uygulamalarının mesafeli sözleşme kapsamında olduğunu kabul etmek gerekecektir.

Bu nedenle hasta ile hekim arasında yapılan görüşmenin bir mesafeli hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceği kanaatindeyim. Ancak bu hizmeti sağlayan şirket ile hizmeti satın alan son kullanıcı arasındaki ilişkiye uygun düştüğü ölçüde mesafeli hizmet satım sözleşmesi hükümleri uygulanabilir.

Bu görüşme kapsamında meydana gelecek ayıp yani sözleşmeye aykırılık durumlarında Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde ayıba karşı tekeffül sorumluluğu gündeme gelecek, mesafeli akitler bakımından Kanun’un 48. maddesinde düzenlenen ayrıksı hükümlerin örneğin cayma hakkının tatbiki de cayma hakkı istisnasına giren durumlar hariç olmak şartıyla uygulama alanı bulabilecektir.

Teletıp uygulamaları konusunda avukat desteği alınması bu konuda aracılık hizmeti verecek olan kurum ve kuruluşların projelerini hukuki sınırlar içerisinde icra edebilmesi ve konunun hem sağlık hukuku ve kişisel sağlık verileri konularında doğru şekilde projelendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde lisans, Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku Anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Medeniyet Üniversitesi Tıp Hukuku bölümünde doktora yapmaktadır. Mesleğe Hâkim olarak başlayan TABAK, bir süre Elazığ ve Ankara'da hakimlik görevinde bulundu. En son, estetik operasyonlardan kaynaklı hukuki uyuşmazlıklara üst derece mahkemesi olarak bakan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nde hakim olarak görev yapmakta iken hakimlik mesleğinden istifa ederek serbest avukatlığa geçiş yaptı. Şuanda İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık ve arabuluculuk yapmakta, sağlık Hukuku ağırlıklı olarak avukatlık faaliyetlerini devam ettirmektedir. Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız

Yorum yapın