Hukukta genel olarak bir hakkı ileri sürmek için düzenlenmiş zamanaşımı süreleri ya da hak düşürücü süreler bulunmaktadır. Doktor hatası nedeniyle doktora dava açmak için öncelikle bahsedilen süreler dolmadan hakkınızı ileri sürmeniz gerektiğini bilmeniz gerekir aksi halde karşı tarafın itirazı nedeniyle talebiniz usulden reddedilebilir.
Doktor hatası yani malpraktis nedeniyle doktora dava açarken de bu süreler önemlidir. Zira davanın usulden reddi halinde hem yapılan mahkeme masrafları davacı üzerinde kalmış olur hem de karşı taraf kendisini vekil ile temsil etmişse davalı vekiline vekalet ücreti ödenmesi söz konusu olur. Üstelik ilk açtığınız dava kesinleşmeden yeni bir dava açamayacağınız için ciddi bir zaman kaybı yaşamış olursunuz. Bu süreler aynı zamanda hastaneye dava açma süresi olarak da dikkate alınmalıdır.
Doktora veya hastaneye dava açma süreleriyle ilgili hukuki destek mi arıyorsunuz?
Malpraktis (doktor hatası) nedeniyle tazminat davası açmayı düşünen hastalar ile hukuki süreç hakkında bilgi almak isteyen hekimler ve sağlık kuruluşları, zamanaşımı sürelerinin kaçırılmaması için vakit geçirmeden bizimle iletişime geçebilir:
- Hukuk Bürosunu Ara: 📞 +90(533)016 8850
- Veya WhatsApp’tan yaz: +90(533) 016 88 50
Tabak Legal Hukuk Bürosu
Malpraktis Davalarında Zamanaşımı
Kendi sürenizi hesaplayın: Olay ve öğrenme tarihinizi girerek dikkate almanız gereken tahmini son tarihi görmek için Malpraktis Dava Açma Süresi Hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Malpraktis zamanaşımı süresi haksız fiiller için öngörülen zarar görenin zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl şeklinde olmakla birlikte eylem aynı zamanda suç teşkil ediyorsa 2 yıllık kısa süre yerinde uygulanan ölümlü vakalarda 15 yıl, diğer vakalarda 8 yıl şeklindeki uzamış zamanaşımı süreleri de söz konusu olabilmektedir.
Doktor hatası nedeniyle tazminat davası malpraktis zamanaşımı süreleri pek çok faktöre göre değişkenlik gösterebilmektedir. Tıbbi işlemler bakımından doktora, hastaneye ya da idareye karşı dava açmak için çeşitli malpraktis zamanaşımı süreleri bulunmaktadır. Örneğin idari yargıda 1 ve 5 yıllık dava açma süreleri söz konusudur. Bu sürelerin tespiti bazen karmaşık olabildiği için hukuki destek alınması tavsiye edilir. Hatta bazen bu taraflara sigorta da eklenebilmekte; hekim hastane ile birlikte sigortaya veya doğrudan sadece sigorta şirketine de dava açılması mümkün olabilmektedir.
Malpraktis davalarında zamanaşımı konusu davanın esasından yani gerçekten ortada bir tazminatı gerektirir zararın ve kusurun bulunup bulunmadığından önce mahkemenin dikkate aldığı usuli bir konudur. Eğer karşı taraf zamanaşımı definde bulunduysa artık mahkeme diğer hususları incelemeden davayı usulden red kararı ile sona erdirir.
Doktora Dava Açmak
Malpraktis davasında tıbbi müdahaleyi bizzat gerçekleştiren doktora dava açmak mümkündür. Eğer doktor kendi özel muayenehanesi mevcut ve hasta ile hekimlik sözleşmesini gerçekleştiren arada bir hastane olmadan doğrudan doktorun kendisi ise malpraktis davası hastaneye değil doktora açılmalıdır.
Davası doktora dav açarken haksız fiil hukuksal sebebine dayanabileceği gibi vekalet sözleşmesi (veya estetik operasyonlar bakımından eser sözleşmesi) hükümlerine dayanabilir. Haksız fiil hükümlerine dayanılıyorsa 2 ve 10 yıllık haksız fiil zamanaşımı süreleri uygulanır. Bu da zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde davanın açılması gerektiği anlamında gelir. Malpraktis aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçu teşkil ettiğinden uzamış ceza zamanaşımı süreleri olan 8 ve 15 yıllık sürelere kadar zamanaşımı süresi uzayabilir. Eğer davacı sözleşmeye dayanıyorsa o halde uygulanacak zamanaşımı süresi 5 yıllık sözleşmesel zamanaşımı süresidir.
Hastaneye Dava Açmak
Malpraktis davasında tıbbi müdahalenin gerçekleştirildiği hastaneye dava açmak mümkündür. Bu ancak hastanın doğrudan hastane ile sözleşme akdettiği, tıbbi müdahalede bulunan hekimin hastanenin bir kadrolu çalışanı olması halinde söz konusu olmaktadır. Hastane çalıştırdığı hekimin hukuka aykırı fiillerinden adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine göre sorumlu kabul edilmektedir. Haksız fiil temelli bir sorumluluk olan bu sorumluluk bakımından zamanaşımı süresi zarar gören zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıldır. Hastane tüzel kişiliğinin ceza sorumluluğu bulunmadığından 8-15 yıllık uzamış ceza zamanaşımının hastane bakımından uygulanmayacağını düşünmekteyiz.
Sözleşmesel sorumluluk bakımından ise hastane ile hasta arasındaki sözleşmesel ilişki hastaneye kabul sözleşmesi veya başkaca değişik isimlerle isimlendirilebildiği gibi tıbbi müdahaleden doğan sorumluluk bakımından bu ilişki vekalet/eser sözleşmesi ilişkisi olarak da isimlendirilebilmektedir. Bu durumda hastaneye karşı açılacak davalarda zamanaşımı süresi 5 yıldır.
Hastaneye karşı açılan davalarda hastane ile birlikte tıbbi işlemi gerçekleştiren hekime karşı da dava açılabilir, zira hekimin eylemi kendisi bizzat haksız fiil teşkil edecektir. Bu bakımından yukarıda hekimin haksız fiil sorumluluğu bakımından zikredilen zamanaşımı süreleri burası için de geçerli bulunmaktadır.

Doktor Hatası Suç Duyurusu ve Ceza Soruşturması
Doktorun hatalı müdahalesi nedeniyle savcılığa şikayet dilekçesi verilmesi için yani suç duyurusunda bulunmak için eğer ölüm söz konusu değilse şikayete bağlı suçlar bakımından uygulanan 6 aylık şikayet süresi uygulanır. Bilinçli taksirle nitelikli yaralanmalarda şikayet aranmadığından 6 aylık süre uygulanmamakta ise de hekim hatalarının bilinçli taksir olarak değerlendirilmesi uygulamada çok ender rastlanır. Bu bakımdan hekim hataları ağırlıklı olarak basit taksir kapsamında 6 aylık şikayet süre şartı içerisinde kabul edilir.
Eğer doktor hatası neticesinde hasta kaybedildiyse artık taksirle ölüme sebebiyet verme suçu oluşur ve bu suç şikayete bağlı olmadığından 6 aylık süre sınırı bulunmamaktadır 15 yıllık genel dava zamanaşımı süre içerisinde bu tür durumlar bakımından doktoru şikayet etmek ve ceza soruşturması sürecini başlatmak mümkündür.
Doktora Açılan Tazminat Davaları ve Vekalet Sözleşmesi
Özel hastane doktor hatası tazminat talepleri – Hekim ve hasta arasındaki sözleşme esas itibariyle vekalet sözleşmesidir. Bazı estetik operasyonlar bakımından ise eser sözleşmesi söz konusudur. İster tedavi amaçlı olsun ister estetik operasyon olsun her iki durumda da 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Örneğin tedavi bedeline ilişkin bir uyuşmazlıkta hekimin hastasına karşı tedavi bedelinin ödenmemesi sebebiyle başlatacağı adli süreç bakımından bu süre uygulanacaktır. Malpraktis davası zamanaşımı süresi bakımından da ilk akla gelen süre 5 yıllık vekalet/eser sözleşmelerine bağlı zamanaşımı süresidir. Tazminat tutarının nasıl hesaplandığı hakkında ayrıntılı bilgi için doktor hatası tazminat miktarı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Yanlış ameliyat sonucu tazminat: Eğer doktor hatası tazminat davası kapsamındaki doktorun kusurlu hareketi aynı zamanda suç teşkil ediyorsa bu durumda daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri uygulanır ve bu süreler minimum 8 yıldır. Eğer hekim hatalı müdahalesi, teşhis hatası veya başkaca bir ihmali sebebiyle hastasına zarar vermişse bu durum aynı zamanda taksirle yaralama suçu teşkil eder ve yaralama suçuna ilişkin 8 yıllık zamanaşımı uygulanır. Eğer hatalı müdahle neticesinde hasta vefat ettiyse taksirle ölüme sebebiyet verme suçu kapsamında değerlendirme yapılır ve tazminat zamanaşımı süresi de 15 yıla çıkar.
Tazminat davaları bakımından uzamış ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanması için suç duyurusunda bulunmuş olmak veya ceza soruşturmasının açılmış olması şart değildir. Eylemin tipik olarak suç tipine uygun olması ceza zamanaşımının uygulanması bakımından yeterlidir.
Doktor Hatası Nedeniyle Tazminat Davası Zamanaşımı
Devlet hastanesi doktor hatası tazminat talepleri – Kamu kurumlarında yani örneğin devlet hastanesinde veya devlet üniversitelerine ait hastanelerde meydana gelen bir malpraktis durumunda Sağlık Bakanlığı veya Üniversite aleyhine açılan davada 1 yıllık tazminat başvuru süresi bulunmaktadır. Zarar geç öğrenildiyse her halükarda işlemden itibaren 5 yıllık süre söz konusudur. Bu davalar idare mahkemelerinde görülür ve belirtilen süreler içerisinde ilgili idareye başvurarak zararın tazmini talep edilir. Talebe verilen cevaptan itibaren 30 gün içerisinde veya hiç cevap verilmemişse 30 gün beklenerek bu sürenin akabinde 30 gün içerisinde tazminat davasının açılması gerekir. Aksi halde dava süresinin geçirilmiş olması nedeniyle usulden reddedilir.
Arasında hekimlik sözleşmesi olmayan hasta ve hekim arasında, örneğin kamudaki bir acil servis hizmeti esnasında meydana gelen tıbbi hatalarda hekime karşı kamu hizmetinden ayrılabilen kişisel kusurundan dolayı açılacak davalarda 2 yıllık haksız fiil zamanaşımı uygulanacaktır. Kamuda çalışan hekim ve diğer sağlık çalışanlarına karşı kural olarak doğrudan dava açılamamakla ve bu davalar ancak yukarıda ifade edildiği gibi ilgili idare aleyhine açılabilmekle birlikte eğer hekimin kusuru artık kamu hizmetinden ayrılan bir kişisel kusura dönüşmüşse bu durumda 2 yıllık sürede adli yargıda tazminat davası açılması gerekir.
Hastane ile hasta arasındaki hastaneye tam kabul sözleşmesinden kaynaklanan bir kusur nedeniyle açılacak davalarda ise 10 yıllık genel zamanşımı uygulanır. Hastaneye tam kabul sözleşmelerinde hastanelerin sadece tıbbi müdahaleden kaynaklı değil başkaca sorumlulukları da bulunur. Örneğin yataklı sağlık kurumlarında konaklama hizmeti, yemek ve cafeterya hizmetleri, oda servisleri, ulaşım ve transfer hizmetleri, bakım hizmetleri gibi başkaca sorumlulukları da bulunabilir. İşlemin yeri ve mahiyetine göre ortaya çıkan uyuşmazlıklarda uygulanacak zamanaşımı süresi 10 yıldır. Değişebilecek bu zamanaşımı sürelerinin tespiti bakımından emsal Yargıtay kararları tetkik edilmeli ve bir uzmandan yardım alınmalıdır.
Malpraktis Davası Ne Kadar Sürer ?
Malpraktis davası ne kadar sürer sorusunun cevabı pek çok faktöre göre değişiklik gösterebilir. Malpraktis iddiası ile tazminat davası açarken öncelikle zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurmak gerekir. Arabulucunun görev kendisine tevdi edildikten sonra süreci tamamlamak için 4 haftalık süresi bulunur. Bu süre içerisinde anlaşma sağlanamazsa tazminat davası açılır. Tazminat davaları ise davanın açıldığı mahkemenin iş yüküne bağlı olarak değişmekle birlikte ilk derece mahkemesindeki yargılama bakımından 1,5-2 yıla kadar sürebilmektedir. Sürecinde devamında ilk derece mahkemesinin kararına taraflardan herhangi biri tarafından itiraz edilmesi halinde ise bu süreler bir miktar daha uzayabilmektedir. Benzer davalarda mahkemelerin nasıl karar verdiğini görmek için malpraktis emsal kararlar arşivimizi inceleyebilirsiniz.
Doktora dava açma süresi ile ilgili sorularınızı iletişim kanallarımız vasıtasıyla bizlere iletebilirsiniz.
ben doğum da doktor hatası yüzünden bebeğimi kaybettim devlet hastanesinde doğum yaptım savcılığa suç duyurusunda bulunduk hâlâ bir cevap gelmedi ben sorumlulardan davacı olmak istiyorum bununla ilgili nasıl bir yol izlemem gerekiyor teşekkürler.
Öncelikle Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun soruşturmaya izin vermesi gerekiyor. Buradan sonuç gelmesi bir kaç ayı bulabiliyor. Devlet hastanesi olduğu için Sağlık Bakanlığı’na karşı tazminat davası açılabilir, tazminat süreci İdare Mahkemesi’nde görülür ve Savcılık sürecinden bağımsız olarak ilerler.
Artvin ve Rize hastanelerinde 2.5 aylık bebeğim kaybetim artvindeki çocuk doktoruna ikikez götürdüm soğuk alginli denildi rizeye sevk etti Rize’de ilk guttimde çocuğu kontrol edip biseyi yok denilerek gönderdi 5 10 gunsonra Ardeşen devlet hastanesi tekrar rizeye sevk ettim durum sgrlasti ,gittimizde korona tesisi konuldu 7 gün sonra daburcu ettiler çocuğumda aynı hastalik devam etti tekrar artvine çıkardım orda evde hava verindediler ben kabul etmedim 1 gün yatı 2 gün yogum bakima Trabzon’a sevk etti gece hastaneye varmadan çocuğumu kaybettik ablansta ablanstaki görevli ile Trabzon’da ki doktor farklı farklı ifade verdile ve Trabzon’da ki doktor ciğerlerine bir çeşit mikrop varmış zamninda konrol etiremdigimiz için ciğerlerini sarmış korona diyil bir başka hastalık tesisi koydu ben dava açtım ama cvb. gelmedi
HOCAM ÖNEMLİ
AFASTIRMA HASTANESINDE ESIM DOGUM YAPTI.DOGUK 1 SATLJK DI NIRMALDE 2.5 SAAT SURDU. COCUK DOGDUKTAN SONRA ICINDE BI YERINI YANLISLIKLA KESMISLER KALBI DURMA NOKTASINA GELMIS AYRICA IZNIMIZ OLMQDAN RAHIM TUPLERI BAGLANDI SEKLJNDE EKPRIZ RAPORU VAR SONRADAN HASTANEYE GITTIGIMIZDE CALISAN RAPORU YANLISLIKLA SILDI DEDILER YENI RAPOR DUZENLEMISLER ONUDA VERMEDILER AYRICA ESIME HIC BIR DOKTOR BILGI VERMMEIS HEPSI K ACAR OLMUS FAKAR 2 YIL OLDU DAVA ACABILIRMIYIM
19/05/2008 yılında kasık fıtığı ameliyatı oldum ameliyatta belden aşağıda uyusmali yapılacaktı ameliyat esnasında ben doktora belden asagima his olduğunu söyledim bana korkudan dedi bende kendisine kormadigimi söyledim ama dinlemedi ve neşter vurduğunda acıyla bağırdım sonra birkez daha neşter vurdu ve ben bağırınca acil beni bayıltıp ameliyat yapmışlar sonrasında bu zamana kadar hiçbir hastaneye gidip ameliyat masasına yatmiyorum bu yüzden anjiyo bile olmaya korkuyorum ne yapabilirim bu geçmişteki olay yüzünden cahil olduğumuzdan dava olayını bile aklımıza getiremedik ama kasık fıtığı ameliyatı sonrası hala aynı yerde dokunduğunda ağrı var ve yıllarca çekiyorum hiçbir doktora bu yüzden gitmiyorum
Merhaba ben devlet hastanesinde estetiksiz burun ameliyatı oldum nefesim açılması için şu an burnumun şekli kötü yönde değişti ve nefes almam da kötü yönde gitti üniversite hastanesine gittiğimde doktor ameliyat hatası olduğunu söyledi. devletteki doktorum ise kabul etmiyor şimdi nasıl bir yol izlemeliyim . Nasıl hukuki süreci başlatabilirim.
06.10.2023 tarihinde acile gittim nefes darlığı nedeniyle bana hiçbir şey yapmadan geri gonderdiler buhar yazılmasını istedin yetkim yok dendi ne bir ciğerimi dinlediler ne de başka bişey.07.10.2023 tarihinde başka bi devlet hastanesine gittim o da aynısıni yaptı Buhar yazın dedim o da yazma yetkim yok yetkim olsa göğüs hastalıkları neden var dedi .08.10.2023 bugün özel hastaneye gittim buhar verdiler buhar yazdı ilaç yazdı özel hastanenin acilinde ki doktorun yetkisi oluyorsa nasıl devletin olmuyor ben Tanzimat davası açmak istesem neler yapmam lazım
Ayakta gittiğim özel bir hastaneye gebe olabilirim diye belirttim bunun üzerine gebelik kan tahlilide alındı beta değerim 12570 gibi bişey çıktı.Kadın doğum doktorunun beni görmesi olaydan tam 5 saat sonra oldu ve bu süreçte sürekli baygınlık kusma yaşadım.Nabzım yavaşladı tansiyonum düştü ve baygınlıklarım devam etti.İdrar tahlilide isteyen doktora idrara çıkamadığımı defalarca belirttim.Ayran içirildi tuzlu bisküviler yedirildi ve tekrar tekrar bayıldım.İç kanama geçiriyormuşum.Bunun tespitine kadar geçen zamanda yaşadığım rezilliği anlatamam.Psikolojim çok bozuk ve düzelmiyor üzerinden 1.5 yıl geçti dava açabilir miyim?
İzmir Tınaztepe Galen Hastanesi’nde genel anesteziye uygun olmayan terminal evredeki beyin ve kemik metastazlı 4. evre akciğer kanseri annemi peg ameliyatına aldılar. Ameliyattan birkaç saat sonra annem nefes alamamaya başladı. Annemi ertesi gün kaybettik. Bu konuda hukuki yoldan destek arayışımız sürmektedir. Öncelikli amacımız sorumluları tespit ettirip adalet yoluyla layıkıyla cezalandırmak.