Estetik cerrahi operasyonlarından kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklarda dava öncesi zorunlu arabuluculuk uygulaması bulunmaktadır. Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu maddi ve manevi tazminat talepli estetik davaları bakımından dava öncesi arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve zorunludur.
Ülkemizde hukuk uyuşmazlıkları bakımından 2012 yılından itibaren uygulanmakta olan arabuluculuk müessesesi 22 Temmuz 2020 tarihi itibariyle Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğu uyuşmazlıklar bakımından zorunlu dava şartı haline getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre Tüketici Mahkemesi’nde dava açacak olanların dava öncesinde arabulucuya başvurması ve kanunda öngörülen arabuluculuk sürecinin tamamlaması zorunludur. Hasta-hekim arasındaki hukuki uyuşmazlıklar bakımından da Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan estetik davaları da zorunlu arabuluculuğa tabidir.

Arabuluculuğa Tabi Olan ve Olmayan Durumlar Olabilir
Kamu hastaneleri ve üniversitelerde gerçekleştirilen estetik operasyonlar bakımından idari yargı görevli olduğundan bu durumda idareye karşı açılacak maddi ve manevi tazminat talepli davalarda arabuluculuk uygulanmaz. Ancak bunun dışında kalan özel hastane ve tıp merkezlerinde gerçekleştirilen işlemler açısından adli yargı görevlidir ve arabuluculuk zorunlu olarak gerçekleştirilir.
Bu noktada ayrıca uyuşmazlığın miktarı yani talep edilecek maddi ve manevi tazminat veya bedel iadesi taleplerinin toplam miktarı önem arz etmektedir. Eğer toplam talep miktarı 149.000 TL’nin altında ise uyuşmazlık bakımından Tüketici Mahkemeleri değil Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir. Tüketici Hakem Heyetinin görevli olduğu uyuşmazlıklar bakımından ise arabuluculuk zorunlu değildir, doğrudan heyete başvuru yapılabilir. Bu miktarın üzerindeki taleplerle ilgili uyuşmazlıklar bakımından adliyede yer alan arabuluculuk bürosuna gerçekleştirilen başvuru neticesinde büro tarafından bir arabulucu görevlendirilir. Başvuru esnasında özellikle sağlık hukuku alanında uzman arabulucu talep edildiği bildirilirse büro dosyayı bu alanda özel eğitim almış sağlık hukuku uzmanı arabulucuya tevzi eder.
Her ne kadar arabulucuya başvurmak zorunlu ise de arabuluculuk sürecini devam ettirmek ve uyuşmazlık konusu bakımından anlaşma sağlamak gönüllülük esasına dayalıdır ve tarafların ihtiyarında olan bir konudur. Arabulucunun görevi dava öncesinde tarafları bir araya getirerek olası bir anlaşma zeminini hazırlamaktan ibarettir. Bu süreçte taraflar karşılıklı olarak talep ve tekliflerini değerlendirir ve dava öncesinde bir anlaşma zemini yakalanabilirse arabulucu huzurunda hazırladıkları anlaşma belgesi ile süreci sonlandırabilirler.
Arabuluculuk Süreci Gizlidir
Arabuluculuk sürecinde gizlilik ilkesi söz konusudur. Süreç içerisindeki talep ve teklifler, karşılıklı beyanlar, sürecin sonucunda oluşacak anlaşma belgesi ve içeriği gizlidir; diğer tarafın rızası olmadıkça üçüncü şahıslara açıklanamaz. Ayrıca hazırlanan anlaşma belgesi mahkeme kararı hükmündedir. Anlaşma belgesine uyulmadığında belge mahkeme kararlarının icrası usulüne göre icraya konulabilir. Varılan anlaşma kesin niteliktedir ve anlaşma konusu uyuşmazlık bakımından artık dava açılamaz.
Olası davada davalı olarak gösterilecek olan kişi ve kurumlar arabuluculuk sürecinde karşı taraf olarak yer alır. Bu taraflar hasta, hekim, sağlık kuruluşu ve sigorta şirketleri olabilir. Arabulucunun süreci tamamlamak için toplamda dört haftalık süresi bulunmaktadır. Bu süreçte bir anlaşma zemini sağlanamazsa arabulucu tarafından anlaşmama son tutanağı hazırlanarak taraflara verilir. Başvurucu taraf açacağı davanın ekinde anlaşmama son tutanağını da mahkemeye sunmak zorundadır; aksi halde davanın esasına girilmeksizin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi söz konusu olur.
Arabuluculukta Neler Talep Edilebilir ?
Estetik operasyonlar bakımından uygulanacak olan arabuluculuk sürecinde tarafların olası bir dava öncesinde birbirlerinin talep ve tekliflerini değerlendirmesi, dava yoluna gitmeden uyuşmazlığı sona erdirmesi imkânı bulunmaktadır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre tüketici kabul edilen hastanın tıbben veya hukuken hatalı olduğunu düşündüğü işlemler bakımından çeşitli hak ve talepleri olabilir. Bunlar bedelde indirim, bedel iadesi, ücretsiz şekilde revizyon operasyonunun gerçekleştirilmesi, maddi ve manevi zararlarının karşılanması olarak karşımıza çıkmaktadır. Arabulucu konunun uzmanı olmakla birlikte yargılama sürecindeki hâkimden farklı olarak tarafların talep ve teklifleri ile ilgili bir yargıda bulunmaz, haklı ve haksız aramak gibi bir görevi de bulunmamaktadır. Bu süreçteki arabulucunun görevi bağımsız bir üçüncü taraf olarak tarafların sağlıklı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için uygun ortamı sağlayarak uyuşmazlığın sulh ile neticelenmesini sağlamaktan ibarettir. Süreç içerisinde tarafların teklif ve kabulü ile alanında uzman bir kişiden bilimsel görüş de alınabilir. Ancak süreç sonunda masadan anlaşma veya anlaşmama ile kalkmak tarafların iradesindedir.
Estetik Davası Öncesi Arabuluculuk Sürecinin Avantajları
Sürecin gizli olması, anlaşma halinde yargı yolunu tamamen kapatması, yıllar süren yargılamalara göre çok daha hızlı olması, yargılama sürecindeki ek yargılama masraflarını ortadan kaldırması ve yargı mercilerinin yükünü hafifletmesi en büyük avantajları arasındadır. Eğer bir anlaşma zemini yakalanabilir ve süreç anlaşma ile sonuçlanabilirse arabuluculuk sürecine hâkim olan ilkelerden biri olan kazan kazan ilkesi gerçekleşir ve her iki tarafın da mutlu olacağı bir sonuç ile uyuşmazlık nihayete erdirilir. Hasta-hekim uyuşmazlıklarında iletişim faktörü de son derece önemlidir ve uyuşmazlığın meydana gelmesinde öne çıkan önemli konular arasındadır. Süreç içerisinde bozulan iletişim arabuluculuk sürecinde yeniden sağlıklı bir şekilde tesis edilebilir. Bu da dava öncesinde bir anlaşma zeminin yakalanmasına katkı sunacaktır.