Burun estetiği (rinoplasti) ameliyatlarında ilk operasyonun beklenen sonucu vermemesi üzerine yapılan revizyon (düzeltme) ameliyatının da başarısız olması, uygulamada sık karşılaşılan ve tazminat miktarını doğrudan etkileyen bir durumdur. Aşağıda özetine ve önemli bölümlerine yer verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararında, hastaya 2018 yılında burun estetiği ameliyatı yapıldığı, ilk ameliyattan kısa süre sonra optimal iyileşme süresi beklenmeden gerçekleştirilen ikinci (revizyon) ameliyatın da başarısız olduğu, bilirkişi raporlarında tespit edilen cerrahi hatalar (yetersiz destekleme, hatalı rezeksiyon, açık çatı deformitesinin giderilmemesi, semer burun deformitesi gelişmesi gibi) nedeniyle hastanın üçüncü kez ameliyat olması gerektiği tespit edilmiştir.
Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi, taraflar arasındaki ilişkiyi estetik ameliyat davalarında yerleşik içtihat doğrultusunda eser sözleşmesi (Türk Borçlar Kanunu m. 470 vd.) olarak nitelendirmiş; hekimin işi sonuç taahhüdü ile üstlendiği kabul edilerek hasta lehine 86.000 TL maddi, 180.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, dosyayı temyizen inceleyerek bu kararı onamıştır. Karar, burun estetiği ameliyatlarında sonuç taahhüdünün somut bir uyuşmazlıkta nasıl uygulandığını ve revizyon ameliyatının da başarısız olmasının tazminat miktarını nasıl artırdığını göstermesi bakımından önemli bir emsaldir.
T.C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/2933 Esas, 2026/2173 Karar numaralı 18.05.2026 tarihli kararı
İlk Derece Mahkemesi’nin hükme esas aldığı bilirkişi tespitleri ve tazminata ilişkin gerekçesi:
“…08.11.2021 tarihli […] Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, revizyon cerrahisi için en az 6 ay, mümkünse 1 yıl beklenmesinin uygun cerrahi yaklaşım olduğu, dava konusu somut olayda davalı doktorun ikinci müdahale için optimal süreyi beklemeden girişimde bulunması nedeniyle olumlu sonuç alınamadığı, ayrıca yapılan operasyonlarda burun kemerinden fazla rezeksiyon yapıldığı, rezeksiyon sonrasında oluşan açık çatı deformitesinin uygun şekilde kapatılmadığı, orta 1/3 çatı bölgesi yeterince desteklenmediği için semer burun deformitesi geliştiği, burun kökü bölgesinde out fracture yapılarak interkantal mesafenin anormal şekilde genişletildiğinin anlaşıldığı, davalı doktorun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı… davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı lehine 180.000,00 TL manevi, 86.000,00 TL maddi tazminatın 27.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.”
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin temyiz incelemesindeki değerlendirmesi:
“Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki estetik müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Karar sonucu:
“Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalılara yükletilmesine, Davacı (tüketici) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.”
Estetik ameliyat uyuşmazlığında hukuki destek mi arıyorsunuz?
Estetik ameliyattan kaynaklanan bir hukuki uyuşmazlıkla ilgili avukata ihtiyaç duyuyorsanız, Tabak Legal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz:
