Kol Germe Ameliyatında “Daha İyi Görünüm” Yetmez: Yargıtay Kararı

Bu kol germe ameliyatı Yargıtay kararı, estetik ameliyat davalarında çok tartışılan bir soruya cevap veriyor: Ameliyattan sonra görünüm eskisinden iyiyse hasta yine de tazminat isteyebilir mi? Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’ne göre ölçü “öncekinden daha iyi” olmak değil, hastaya vaat edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Olay: Kol Germe ve Liposuction Sonrası Beklenen Sonuç Alınamadı

Yurt dışında yaşayan davacı, kilo fazlası nedeniyle kol, bacak ve karın bölgelerinde oluşan sarkmalar için davalı hekimle görüşmüş ve Türkiye’ye gelerek kol germe ve liposuction ameliyatı olmuştur. Davacı, ameliyattan önce kollarında yalnızca küçük dikiş izleri kalacağının söylendiğini ileri sürmüştür.

Davacıya göre ameliyattan sonra sarkmalar toparlanmamış, dikiş izleri orantısız kalmış ve uzun süren ağrı ile ödem yaşanmıştır. Davacı, aydınlatılmış onamının usulüne uygun alınmadığını da iddia ederek hekim ve ameliyatın yapıldığı hastane aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.

Davalı hastane, hekimin kendi çalışanı olmadığını, yalnızca ameliyathane, anestezi ve ameliyat sonrası bakım hizmeti verdiğini ve bu hizmette kusur bulunmadığını savunmuştur. Davalı hekim cevap dilekçesi sunmamıştır.

İzmir 1. Tüketici Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi kurulu raporlarına dayanarak davayı reddetmiştir. Raporlara göre izler bu ameliyatın doğal sonucuydu ve davacı ameliyat öncesine göre daha iyi bir görünüme kavuşmuştu. Mahkeme onam formlarını da yeterli bulmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Estetik Ameliyat Neden Eser Sözleşmesidir?

Tedavi amacıyla yapılan müdahalelerde hekim ile hasta arasındaki ilişki kural olarak vekâlet sözleşmesidir; hekim belirli bir sonucu değil, özenli bir çabayı borçlanır. Yargıtay ise estetik amaçla yapılan müdahaleleri Türk Borçlar Kanunu‘nun 470. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesi olarak nitelendirmektedir.

Eser sözleşmesinde yüklenici, yani hekim, bir sonucu meydana getirmeyi üstlenir. Kararda belirtildiği üzere eserin fen ve sanat kurallarına uygun olması ve iş sahibinin beklentilerini karşılaması aranır; aksi halde eser ayıplı kabul edilir. Komplikasyonlarda aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetimi de yüklenicinin sorumluluğundadır.

Eser ayıplı olduğunda iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde sayılmıştır: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim veya ücretsiz onarım isteme. Bu seçimlik haklara ek olarak, zarar varsa genel hükümlere göre tazminat da istenebilir.

Daire ayrıca Avrupa Biyotıp Sözleşmesi’nin 4. maddesine dayanarak her tıbbi müdahalenin mesleki yükümlülüklere ve tıbbi standartlara uygun yapılması gerektiğini ve bu kuralın estetik müdahalelerde de uygulanacağını hatırlatmıştır. Bu yaklaşım, Dairenin hekim kusursuz olsa da sonuç taahhüdünü arayan önceki kararlarıyla aynı doğrultudadır.

Kararın Önemi: Kol Germe Ameliyatında Ölçü Vaat Edilen Sonuçtur

Yargıtay, raporlardaki “daha iyi görünüm elde edildi” ve “hekimin eylemleri tıp kurallarına uygun” tespitlerini yeterli görmemiştir. Daireye göre davacının kollarının istenilen şekle kavuşması gerekiyordu; raporlar iyileşme saptasa bile netice odaklı edim yerine getirilmemiş, vaat edilen sonuç gerçekleşmemiştir.

Bu nedenle Yargıtay, davacının maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi ve uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir: Karşı oy yazısında ilişkinin vekâlet sözleşmesi olduğu, onam formlarının alındığı ve davacının daha iyi bir görünüme kavuştuğu gerekçesiyle ret kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

Kararda hastanenin “hekim çalışanımız değil” savunması ayrıca tartışılmamıştır; bozma, davanın reddine ilişkin ilk derece kararının bütününe yöneliktir. Hastanenin sorumluluğu bozmadan sonraki yargılamada değerlendirilecektir.

Karar, estetik ameliyat davalarında bilirkişi raporlarının yalnızca tıbbi hata sorusuna değil, taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğine de cevap vermesi gerektiğini gösteriyor. Benzer bir değerlendirme için burun estetiğinde revizyon ameliyatı kararımıza da bakabilirsiniz.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Kararı (E. 2024/1069, K. 2025/1522)

T.C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/1069 Esas, 2025/1522 Karar numaralı 16.04.2025 tarihli kararı

Sonucun gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin edimi ifa etmediğinin kabulü gerekir. Davaya konu olayda da, davacıya kol germe ve liposuction ameliyatı yapılmış olup, kollarının istenilen şekle kavuşmasının sağlanması gerekmektedir. Düzenlenen raporlar ile her ne kadar ameliyat öncesine göre daha iyi görünümün elde edildiği tespit edilmiş ise de davalı tarafın netice odaklı edimini yerine getirmediği, davacıya vaadedilen sonucun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi ve muhik bir manevi tazminata karar verilmesi gerekmesine rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

Estetik ameliyat uyuşmazlığında hukuki destek mi arıyorsunuz?

Estetik ameliyattan kaynaklanan bir hukuki uyuşmazlıkla ilgili avukata ihtiyaç duyuyorsanız, Tabak Legal Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz:

📞 +90 (533) 016 88 50  ·  💬 WhatsApp’tan Yazın

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde lisans, Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku Anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Medeniyet Üniversitesi Tıp Hukuku bölümünde doktora yapmaktadır. Mesleğe Hâkim olarak başlayan TABAK, bir süre Elazığ ve Ankara'da hakimlik görevinde bulundu. En son, estetik operasyonlardan kaynaklı hukuki uyuşmazlıklara üst derece mahkemesi olarak bakan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nde hakim olarak görev yapmakta iken hakimlik mesleğinden istifa ederek serbest avukatlığa geçiş yaptı. Şuanda İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık ve arabuluculuk yapmakta, sağlık Hukuku ağırlıklı olarak avukatlık faaliyetlerini devam ettirmektedir. Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız

Yorum yapın